“Dalından kopardığım yaprağı vestiyerin üzerine bıraktım. Günün yemeğine bakmadım. Bugün doğan çocuklara önerilen isimlerin artık önemi yok.”
Sıradan insanların vahşi dünyası. Burada sevgi ve öfke, bağlanma ve kaçma arzusu, merhamet ve suçluluk yan yana. Meral Adalı ilk öykü kitabı Kemikler Geç Kalanlara’da geride kalanların, karanlıklara dayanamayanların hikâyelerini hınzır bir dille ve oyunbaz sahne geçişleriyle anlatıyor.
Kemikler Geç Kalanlara’da gündelik hayatın sakin yüzeyinde biriken kayıplar, korkular, suskunluklar ve başka her ne varsa, hepsi birlikte hafif bir rüzgârla ormandaki ağaçlar gibi sallanıyorlar. Mevsimler geçmiş ama rüzgâr tanıdık.





















