• “Bu kitap, yazarının izni olmadan ve onun iradesi dışında basılmıştır. Meksika’daki yozlaşma ve muafiyet dört bir yanımızı kuşatıyor.”
• Bellatin’in bu online mücadelesi, Meksika edebiyat dünyasında şok etkisi yarattı. Modern İspanyolcanın klasikleri arasında yer alan Güzellik Salonu’nun yirminci yılına özel hazırlanan bu baskısının bir kutlama olması gerekirken kitap, tıpkı Bellatin’in oyunbaz, avangart öykülerindeki gibi bir savaşın merkezi haline geldi.
Meksika’nın en ünlü romancılarından Mario Bellatin, son birkaç aydır İspanyolca yayın yapan en büyük yayın grubu Grupo Planeta’ya karşı amansız bir savaş yürütüyor. Bellatin’in yayınevinden talebi, Bellatin’in şaheseri olan Güzellik Salonu kitabının baskısını geri çekmesi.
Bellatin, Ağustos ayında çoğunu yazarların oluşturduğu dört binin üzerinde takipçisi olan Facebook hesabında Güzellik Salonu isimli kitabının kapak görselini paylaşarak resmin altına şu açıklamayı yazdı: “Bu kitap, yazarının izni olmadan ve onun iradesi dışında basılmıştır. Meksika’daki yozlaşma ve muafiyet dört bir yanımızı kuşatıyor.” Bunun ardından Bellatin, okuyucularına kitabı almamaları, hatta okumamaları çağrısında bulundu. Yayınevinde çalışan üç editörle dalga geçen kısa anekdotlar paylaştı. Onları “üç küçük domuzcuk” olarak tanımladı. Çünkü aktardığına göre, telif ödemesini almak için yayınevine gittiğinde kendisine ödeme yapılmamış, bunun yerine ünlü Üç Küçük Domuzcuk kitabı hediye edilmişti.
Bellatin’in bu online mücadelesi, Meksika edebiyat dünyasında şok etkisi yarattı. Modern İspanyolcanın klasikleri arasında yer alan Güzellik Salonu’nun yirminci yılına özel hazırlanan bu baskısının bir kutlama olması gerekirken kitap, tıpkı Bellatin’in oyunbaz, avangart öykülerindeki gibi bir savaşın merkezi haline geldi.
Bir kitabın hiçbir zaman tamamlanamayacağına ve gerek okur gerekse yazar tarafından farklı şekillerde tekrar tekrar yazılabileceğine inanan Bellatin, Güzellik Salonu’nun yirminci yılında kitabı yeniden yazarak aradan geçen sürenin, kitaba bakış açısını nasıl değiştirdiğini görmek istedi. Ona göre bu basit deney, “kitabın ilk yayımlanışından bu yana nelerin değiştiğini, kitabın günümüzdeki geçerliliğini ve bir zamanlar kitabın yazılışına doğrudan etkide bulunan şahsi hayatının nasıl değiştiğini” yansıtacaktı. Ancak bunun yerine Grupo Planeta’ya bağlı Tusquets yayınevinin yayımladığı baskı, yalnızca kitabın orijinalini ve Mario Bellatin’in onu kitabı yazmaya iten sebepleri anlattığı bir sonsözü içerdi.
Bellatin, kitap piyasaya çıkar çıkmaz itiraz etti. Sonsözün “tamamlanmamış bir taslak” olduğunu ve yazıyı, editörlere değerlendirmeleri ve yorumlamaları için gönderdiğini söyledi. Tusquets’in onun arkasından iş çevirdiğini ve kitabı ondan izinsiz bastığını, kendisinin ise kitaba ilk kez Meksika’da bir kitapçıda denk geldiğini belirtti.
Bellatin’in kendilerine karşı yürüttüğü kampanya boyunca çoğunlukla sessiz kalan Planeta ve Tusquets, şirketin ismini lekelediği gerekçesiyle Bellatin’i mahkemeye vermeye çalıştı, ancak dava talebi reddedildi. Facebook’tan Bellatin’i destekleyen her yazarla iletişime geçerek “taraf seçmeden önce onlarla da görüşmeleri gerektiğini” söyledi. Nihayet Tusquets, Meksika gazetesi La Jornada’ya verdiği reklamda yasal olarak kitabın tüm telif haklarına sahip olduklarını, Bellatin’den gerekli izinleri “mail aracılığıyla” aldıklarını, ayrıca kutladıkları yirminci yılın Güzellik Salonu’nun basımının yirminci yılı değil, yayınevinin Meksika’daki faaliyetlerinin yirminci yılı olduğunu belirtti. Bir yandan da yüz otuz yedi yazar ve sanatçı, Bellatin’i destekleyen bir bildiri imzalayarak yayınevlerinin, yazarları kontrol etmeye çalıştığını dile getirdi. Tusquets’in saygı göstermesi gerektiğini belirterek Bellatin’in hem ahlaken hem de hukuken haklı olduğunu söyledi.
Bu gelişmenin ardından Tusquets –muhtemelen dünyaca ünlü tek kollu bir yazarla büyük bir şirket arasında herkesin gözü önünde gerçekleşecek bir mücadelenin yazardan çok kendilerine zarar vereceğini anladıklarından– avukatlarıyla iletişime geçip bir anlaşmaya varılmasına karar verdi. Anlaşmaya göre Tusquets bütün kitapları piyasadan çekti, Bellatin ise aralarında geçen tartışmaya dair sosyal medya üzerinden yaptığı tüm paylaşımları sildi. Bunun yanında kitabın hukuki hakları da Bellatin’e geri verildi.
Peki Güzellik Salonu’na şimdi ne olacak? Bellatin’in planı, yeni bir metin ya da var olan metnin bir çeşitlemesi ile hayali bir editör aracılığıyla 1994’ten beri kitabın başına gelen her şeyi anlatmak – Tusquets ile olan savaş da dâhil. Kitap, Bellatin’in inandığı şekilde kendini yeniden yazacak.
Warning: Trying to access array offset on false in /home/notoskitap/public_html/wp-content/plugins/nm-custom-code/includes/post-social-share.php on line 16
Eray Ak, Cumhuriyet Kitap, 3 Ekim 2013 İvan Turgenyev’in Türkçede ilk defa Oğuz Tecimen’in çevirisiyle yayımlanan uzun öyküsü “Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü”, Rus edebiyatında lüzsumsuz adam teriminin ilk kez ortaya çıkmasını sağlayan kahramanı Çalkaturin’i tanıtıyor. Lüzumsuzluk kavramı üzerine ciddi bir düşünme fırsatı sunan bu küçük ama vurucu kitap, ölümüne çok kısa bir süre kalmış Çalkaturin’in …
Serkan Parlak, Edebiyathaber, 10 Ocak 2019 1970’te Meksika’nın Actopan şehrinde doğan Yuri Herrara, öğrenimini çeşitli üniversitelerde siyaset bilimi, yaratıcı yazarlık ve edebiyat üzerine yaptı. Önümüzdeki aylarda yine Notos Kitap tarafından yayınlanacak olan Krallığın İşleri ve Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler romanlarıyla İspanya’da önemli ödüllere layık görüldü. Hürriyet Kitap Sanat Eki jürisi tarafından geçtiğimiz yılın en iyi …
Çiğdem Öztürk, Oggito, 16 Aralık 2015 Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik içinde parlayan bir edebiyat oluşu bizi hep ilgilendirdi. Yakından izledik, pek çok büyük yazarını okuduk. Şimdilerde yeni bir edebiyat yükseliyor oradan. Genç yazarlar bağımsız bir anlayış içinde, çok önemli örnekler veriyor. Alejandro Zambra onların ilk akla gelenlerinden. İspanyolcanın en iyi yirmi iki yazarından birisi seçildi. …
Ali Bulunmaz, Cumhuriyet Kitap Eki, 26 Haziran 2018 Betül Çotuksöken, “Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi” adlı kitabıyla felsefe literatürüne kattığı yeni kavramla okurlarla buluştu. Antropontoloji terimini, hem felsefenin temel bir disiplini hem de felsefi bir bakış açısı olarak tanımlayan Çotuksöken’le kitabıyla birlikte kavramın, insan eylemlerini ve dünyayı nasıl açıkladığını konuştuk. ‘Antropontoloji bizi körleşmekten kurtarıyor’ – Günümüzdeki dil, …
Bellatin’in Güzellik Salonu Savaşı
Berkan M. Şimşek, Oggito, 29 Aralık 2015
• “Bu kitap, yazarının izni olmadan ve onun iradesi dışında basılmıştır. Meksika’daki yozlaşma ve muafiyet dört bir yanımızı kuşatıyor.”
• Bellatin’in bu online mücadelesi, Meksika edebiyat dünyasında şok etkisi yarattı. Modern İspanyolcanın klasikleri arasında yer alan Güzellik Salonu’nun yirminci yılına özel hazırlanan bu baskısının bir kutlama olması gerekirken kitap, tıpkı Bellatin’in oyunbaz, avangart öykülerindeki gibi bir savaşın merkezi haline geldi.
Meksika’nın en ünlü romancılarından Mario Bellatin, son birkaç aydır İspanyolca yayın yapan en büyük yayın grubu Grupo Planeta’ya karşı amansız bir savaş yürütüyor. Bellatin’in yayınevinden talebi, Bellatin’in şaheseri olan Güzellik Salonu kitabının baskısını geri çekmesi.
Bellatin, Ağustos ayında çoğunu yazarların oluşturduğu dört binin üzerinde takipçisi olan Facebook hesabında Güzellik Salonu isimli kitabının kapak görselini paylaşarak resmin altına şu açıklamayı yazdı: “Bu kitap, yazarının izni olmadan ve onun iradesi dışında basılmıştır. Meksika’daki yozlaşma ve muafiyet dört bir yanımızı kuşatıyor.” Bunun ardından Bellatin, okuyucularına kitabı almamaları, hatta okumamaları çağrısında bulundu. Yayınevinde çalışan üç editörle dalga geçen kısa anekdotlar paylaştı. Onları “üç küçük domuzcuk” olarak tanımladı. Çünkü aktardığına göre, telif ödemesini almak için yayınevine gittiğinde kendisine ödeme yapılmamış, bunun yerine ünlü Üç Küçük Domuzcuk kitabı hediye edilmişti.
Bellatin’in bu online mücadelesi, Meksika edebiyat dünyasında şok etkisi yarattı. Modern İspanyolcanın klasikleri arasında yer alan Güzellik Salonu’nun yirminci yılına özel hazırlanan bu baskısının bir kutlama olması gerekirken kitap, tıpkı Bellatin’in oyunbaz, avangart öykülerindeki gibi bir savaşın merkezi haline geldi.
Bir kitabın hiçbir zaman tamamlanamayacağına ve gerek okur gerekse yazar tarafından farklı şekillerde tekrar tekrar yazılabileceğine inanan Bellatin, Güzellik Salonu’nun yirminci yılında kitabı yeniden yazarak aradan geçen sürenin, kitaba bakış açısını nasıl değiştirdiğini görmek istedi. Ona göre bu basit deney, “kitabın ilk yayımlanışından bu yana nelerin değiştiğini, kitabın günümüzdeki geçerliliğini ve bir zamanlar kitabın yazılışına doğrudan etkide bulunan şahsi hayatının nasıl değiştiğini” yansıtacaktı. Ancak bunun yerine Grupo Planeta’ya bağlı Tusquets yayınevinin yayımladığı baskı, yalnızca kitabın orijinalini ve Mario Bellatin’in onu kitabı yazmaya iten sebepleri anlattığı bir sonsözü içerdi.
Bellatin, kitap piyasaya çıkar çıkmaz itiraz etti. Sonsözün “tamamlanmamış bir taslak” olduğunu ve yazıyı, editörlere değerlendirmeleri ve yorumlamaları için gönderdiğini söyledi. Tusquets’in onun arkasından iş çevirdiğini ve kitabı ondan izinsiz bastığını, kendisinin ise kitaba ilk kez Meksika’da bir kitapçıda denk geldiğini belirtti.
Bellatin’in kendilerine karşı yürüttüğü kampanya boyunca çoğunlukla sessiz kalan Planeta ve Tusquets, şirketin ismini lekelediği gerekçesiyle Bellatin’i mahkemeye vermeye çalıştı, ancak dava talebi reddedildi. Facebook’tan Bellatin’i destekleyen her yazarla iletişime geçerek “taraf seçmeden önce onlarla da görüşmeleri gerektiğini” söyledi. Nihayet Tusquets, Meksika gazetesi La Jornada’ya verdiği reklamda yasal olarak kitabın tüm telif haklarına sahip olduklarını, Bellatin’den gerekli izinleri “mail aracılığıyla” aldıklarını, ayrıca kutladıkları yirminci yılın Güzellik Salonu’nun basımının yirminci yılı değil, yayınevinin Meksika’daki faaliyetlerinin yirminci yılı olduğunu belirtti. Bir yandan da yüz otuz yedi yazar ve sanatçı, Bellatin’i destekleyen bir bildiri imzalayarak yayınevlerinin, yazarları kontrol etmeye çalıştığını dile getirdi. Tusquets’in saygı göstermesi gerektiğini belirterek Bellatin’in hem ahlaken hem de hukuken haklı olduğunu söyledi.
Bu gelişmenin ardından Tusquets –muhtemelen dünyaca ünlü tek kollu bir yazarla büyük bir şirket arasında herkesin gözü önünde gerçekleşecek bir mücadelenin yazardan çok kendilerine zarar vereceğini anladıklarından– avukatlarıyla iletişime geçip bir anlaşmaya varılmasına karar verdi. Anlaşmaya göre Tusquets bütün kitapları piyasadan çekti, Bellatin ise aralarında geçen tartışmaya dair sosyal medya üzerinden yaptığı tüm paylaşımları sildi. Bunun yanında kitabın hukuki hakları da Bellatin’e geri verildi.
Peki Güzellik Salonu’na şimdi ne olacak? Bellatin’in planı, yeni bir metin ya da var olan metnin bir çeşitlemesi ile hayali bir editör aracılığıyla 1994’ten beri kitabın başına gelen her şeyi anlatmak – Tusquets ile olan savaş da dâhil. Kitap, Bellatin’in inandığı şekilde kendini yeniden yazacak.
Kaynak: New Yorker
Warning: Trying to access array offset on false in /home/notoskitap/public_html/wp-content/plugins/nm-custom-code/includes/post-social-share.php on line 16
İlgili Yazılar
Turgenyev’in lüzumsuzu: Çulkaturin
Eray Ak, Cumhuriyet Kitap, 3 Ekim 2013 İvan Turgenyev’in Türkçede ilk defa Oğuz Tecimen’in çevirisiyle yayımlanan uzun öyküsü “Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü”, Rus edebiyatında lüzsumsuz adam teriminin ilk kez ortaya çıkmasını sağlayan kahramanı Çalkaturin’i tanıtıyor. Lüzumsuzluk kavramı üzerine ciddi bir düşünme fırsatı sunan bu küçük ama vurucu kitap, ölümüne çok kısa bir süre kalmış Çalkaturin’in …
“Neden bütün bu kavga? Hep bir avuç kül için…”
Serkan Parlak, Edebiyathaber, 10 Ocak 2019 1970’te Meksika’nın Actopan şehrinde doğan Yuri Herrara, öğrenimini çeşitli üniversitelerde siyaset bilimi, yaratıcı yazarlık ve edebiyat üzerine yaptı. Önümüzdeki aylarda yine Notos Kitap tarafından yayınlanacak olan Krallığın İşleri ve Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler romanlarıyla İspanya’da önemli ödüllere layık görüldü. Hürriyet Kitap Sanat Eki jürisi tarafından geçtiğimiz yılın en iyi …
Alejandro Zambra: “Yazmak daima bir özeleştiridir.” (Söyleşi)
Çiğdem Öztürk, Oggito, 16 Aralık 2015 Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik içinde parlayan bir edebiyat oluşu bizi hep ilgilendirdi. Yakından izledik, pek çok büyük yazarını okuduk. Şimdilerde yeni bir edebiyat yükseliyor oradan. Genç yazarlar bağımsız bir anlayış içinde, çok önemli örnekler veriyor. Alejandro Zambra onların ilk akla gelenlerinden. İspanyolcanın en iyi yirmi iki yazarından birisi seçildi. …
Betül Çotuksöken’den “Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi”
Ali Bulunmaz, Cumhuriyet Kitap Eki, 26 Haziran 2018 Betül Çotuksöken, “Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi” adlı kitabıyla felsefe literatürüne kattığı yeni kavramla okurlarla buluştu. Antropontoloji terimini, hem felsefenin temel bir disiplini hem de felsefi bir bakış açısı olarak tanımlayan Çotuksöken’le kitabıyla birlikte kavramın, insan eylemlerini ve dünyayı nasıl açıkladığını konuştuk. ‘Antropontoloji bizi körleşmekten kurtarıyor’ – Günümüzdeki dil, …