Notos Notos Kitap

"Romancı, kurmaca ortamı aracılığıyla aklı sınar. Kurmaca, dünyanın yoksun olduğu, dünyanın unutmuş olduğu, elde etmeyi umduğu, belki de hiçbir zaman erişemeyeceği şeyi yaratır."   – Carlos Fuentes, Edebiyata Övgü

Yazık oldu Çalkaturin’e

Azra İnci, Kitap Zamanı, 9 Ekim 2013

Rus edebiyatının önemli ismi Ivan Turgenyev’in ilk romanı Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü ilk kez dilimizde. Turgenyev 32 yaşında kaleme aldığı kitapta, başyapıtı Babalar ve Oğullar’a hazırlandığını hissettiriyor.

26 Mayıs 1880’de Mos-kova’da açılışı yapılan Puşkin anıtı töreni, sadece büyük Rus yazarının edebiyat dünyasındaki yerinin ve öneminin teslimi anlamında değil, iki “hasım” yazar Turgenyev ve Dostoyevski’yi karşı karşıya getirmesi bakımında da tarihî bir etkinliktir. Turgenyev Rusya’nın Batı’ya bakan yüzün iken, Dostoyevski Panslavist ideallerin temsilcisiydi. Aralarındaki husumet, romanlarında ucuz, hafif tipler üzerinden birbirlerini küçümseyecek kadar derindir. Törene katılan Turgenyev, Dostoyevski’nin Cinler romanındaki “Karmazinov” karakteriyle kendisini yerdiğinin elbette farkındadır. Dostoyevski, son romanı Karamazov Kardeşler’i yazmaktadır ve sağlık durumu hiç iyi değildir. Buna rağmen törene katılmak için Moskova’ya gider. Nabokov’un Rus Edebiyatı Dersleri kitabında Turgenyev için söylediği, “Hoş bir yazar olmakla birlikte, büyük bir yazar değildir.” sözleri, söylenmesinden çok önce o tören alanında yankı bulmuş gibidir. Dostoyevski o kadar etkileyici bir konuşma yapmıştır ki, Turgenyev bile kürsüden inen hasmının ellerini, onun büyüklüğünü takdir eden bir jestle sıkmıştır. Dostoyevski konuşmasında Puşkin’in değeri geç fark edilmiş olan Yevgeni Onegin adlı manzum romanına da değinmiş, Puşkin’i Rusya’nın yüce kurtarıcısı olarak nitelendirmiştir. Rus aylağı Onegin’i kendi idealleri üzerinden şu sözlerle tanımlamıştır: “Onegin yurdundan sökülüp atılmış, bastırılmış ve acılı bir aylak…” Dostoyevski, Onegin’i Turgenyev’in ilk romanı Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü’ndeki aylak kahraman Çalkaturin’den oldukça farklı bir biçimde idealize etmiştir. Çalkaturin, vatanına emek sarf etmek gibi ideallerden oldukça uzak bir aylaktır.

‘Lüzumsuz işte daha ne olsun’

Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü, Çalkaturin’in ölümünden iki hafta önce yazmaya başladığı günlüklerden oluşuyor. Kahramanımız, hayatının anlatılacak kadar değerli olmadığını söylese de bu hayatı özellikle lüzumsuz bir adam olduğunu gösteren, bunu yaparken de hayatın kendisinden esirgediği merhameti okuyanlardan da dilemeyen bir dille anlatır. Ölümüne yakın hiçliğe battığını söyleyen, kendisini hiçlikle eşitleyen Çalkaturin yaşam öyküsünü ise şu sözlerle dile getirir: “Lüzumsuz, lüzumsuz… Saplanıp kaldığım kocaman bir kelime. Derinden derine içime kapandıkça tüm geçmişimle daha çok yüzleşiyorum ve bu tabirin acımasız gerçekliğine daha çok inanıyorum. Lüzumsuz işte daha ne olsun.”

Romanın merkezinde Çalkaturin’in Liza’ya duyduğu karşılıksız aşk olsa da Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü bir aşk romanı değil. Turgenyev aşkın vaat ettiği geniş ve cazip yollardan ilerlemektense daha sarp bir patikadan, hayatın kıyısında kalmış bir kahramanın gözlerinden insana dokunmayı tercih ediyor. Romanı 32 yaşındayken yayımlayan Turgenyev, daha o yaşta “lüzumsuz adam” tipi etrafında yaptığı derinlikli gözlemler ve kişilik çözümlemeleriyle büyük romanı Babalar ve Oğullar’ın taşlarını döşediğini de hissettiriyor. Gelen ilhamların coşkusuyla kaleme sarılan Çalkaturin daha sonra pişman olur ve yazın sanatına ilişkin şu saptamada bulunur: “Anlık duygu boşalımları meyankökü gibidir; içersiniz, tadı fena değildir ama sonrasında ağzınızda berbat bir tat bırakır.”

Hayalci ve faydasız

Rus edebiyatında Onegin dışında Peçorin, Oblomov, Doktor Jivago gibi karakterlerden oluşan güçlü ve kalabalık bir soykütüğüne sahip lüzumsuz adam tiplemesinin izini Türk edebiyatında ise Sait Faik’in “Lüzumuz Adam” öyküsünün karakteri Mansur Bey ve Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ındaki C. üzerinden sürebiliriz. Mansur Bey ve C. de Çalkaturin gibi katışıksız lüzumsuzlardır. Ellen B. Channes’ın lüzumsuz adam tiplemeleri üzerine yaptığı parlak tespitler Çalkaturin’in de resmini çizer niteliktedir: “Lüzumsuz adam toplumla çatışkı içindeki aciz aristokrattır. […] hayalci ve faydasızdır. […] eyleme geçemeyen bir aydın, başarısız bir idealist, toplumsal ve etik sorunlara duyarlı bir kahramandır.”

Kült yapıtı Babalar ve Oğullar’ın yanı sıra Duman, İlk Aşk, Avcının Notları gibi yapıtlarını da Türkçe okuma olanağı bulduğumuz Turgenyev’in bu kitabının Türkçeye çevrilmiş olması hem yazarın ilk roman deneyimine tanıklık etmek hem de nihilist Bazarov’dan sonra en kristalize karakteri lüzumsuz Çalkaturin’i tanımak bakımından önemli bir kazanım.

Sanatçının Mektupları kapak

Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü
İvan Turgenyev
Çeviren Oğuz Tecimen
Notos Klasik Kitaplar
Ağustos 2013, 115 sayfa, 11 TL